Porsche Cayenne Ağırlığından 100 Kat Fazlasını Çekti

Porsche Cayenne Airbus A380 uçağını Paris Charles de Gaulle Havaalanı’nda 42 metre boyunca çekerek Dünya rekoru kırdı. Porsche Cayenne’nin direksiyonunun başına şirketin GB teknisyeni Richard Payne geçti.
Porsche Cayenne

Porsche Cayenne Ağırlığından 100 Kat Fazlasını Çekti
Porsche Cayenne Ağırlığından 100 Kat Fazlasını Çekti

Porsche Cayenne Ağırlığından 100 Kat Fazlasını Çekti

Porsche Cayenne(4.8 metre uzunluğunda), Dünya’daki en büyük yolcu uçağı olan Airbus A380’e(73 metre uzunluğunda) özel bir çekme tertibatı ile bağlandı. Ağırlığının 100 kat fazlasını çeken Porsche SUV Guinness Dünya Rekoru kırdı.

Porsche Cayenne

Cayenne’nin Teknik Özellikleri

Porsch Cayenne’nin çift turbolu 4.1 litrelik V8 motoru 380 beygir güç üretiyor. Bununla beraber 850 Nm tork değerine haiz.Çekilen uçak ise Airbus A380 285 ton ağırlığında,73 metre uzunluğunda ve 516 koltuğa sahip.Fiyatı ise 336 milyon Euro.

Airbus A380

Hızlı olmasıyla birlikte Güçlü

Bu rekor Porsche Cayenne üzerinde herhangi bir değişim yapılmadan gerçekleştirildi. Cayenne’nin hızlı olduğu kadar güçlü olduğu da kanıtlandı.
Porsche Cayenne uçak Çekti
Önceki üstün dereceli

Önceki üstün dereceli Nissan Patrol’a aitti. Nissan’ın SUV aracı Patrol ise 2013 senesinde 170 tonluk bir kargo udöneminı çekmişti.Rekor videosu izleyelim.

Dunyanin En Hızlı Kamerası

İsveç Lund Üniversitesi’nden bilim insanları şuan ki teknolojiden 50 kat daha hızlı görüntü yakalayabilen dünyanın en hızlı kamerasını üretti.
FRAME kamera

Saniyede 5 Trilyon Kare Çekebilirsiniz
Dünya’nın en hızlı kamerası FRAME İsveç Lund Üniversitesi bilim insanları Elias Kristensson ve Andreas Ehn tarafından üretildi. Frame adında olan kameranın açılımı ise Frequency Recognition Algorithm for Multiple Exposures. Frame adlı kamerayla saniyede 5 trilyon kare çekebilirsiniz.O denli ki bu kamera moleküler işlemleri bile yakalayabiliyor.
Dünya’nın En Hızlı Kamerası Üretildi

hızlıkamera
İsveç Lund

Peki iyi mi Görüntü Alıyor?
FRAME bir bilgisayar,lazer ışınları, çoklu pozlama ve frekans algoritması kullanarak saniyede 5 trilyon görüntü alabiliyor. .Bilim insanları Frame isimli kameranın özellikle bilimsel deneylerde kullanılmak için üretildiğini belirtiyor.Biyoloji,fizik ve kimya benzer biçimde alanlarda yapılacak deneylerde çok yararlı olacağı düşünülen FRAME’in deneylerdeki hataları azaltacağı düşünülüyor.

FRAME kamera
2 sene İçerisinde Piyasaya Sürülecek

Frame kamera geleneksel kameraların çoğundan farklı şekilde çalışıyor.çağdaş fotoğraf makinelerinin çoğu görüntüleri tek tek ve hızlı bir şekilde çeker.Fakat FRAME kamera bir resimde birkaç kodlanmış görüntü yakalayan bir bilgisayar algoritması kullanıyor.
Dünyanın en hızlı kamerasının iki yıl içerisinde piyasaya sürülmesi umut ediliyor.

Nano Teknoloji Nedir ? Ne İşe Yarar

Nanoteknoloji terim olarak, maddenin atomik, moleküler, ayrıca supramoleküler seviyede denetimüdür. National Nanotechnology Initiative ise nanoteknolojiyi “minimum bir boyutunun büyüklüğü 1’den 100 nanometreye kadar olan maddenin kontrolü” olarak tanımlar. Bir nanometre metrenin milyarda biri kadardır. Günümüzde atom ve moleküllerin denetimü ile makro-ölçek ürünlerin imalatında kullanılır.

Yer bilimi, organik kimya, moleküler biyoloji, yarı iletken fiziği, mikro yapınış şeklinde bilim alanlarında yeri oldukça büyüktür. Gelişmekte olan ve kullanım alanı her geçen gün artan bu teknoloji için  ABD 3,7 milyar dolar, Avrupa Birliği 1,2 milyar dolar, Japonya 750 milyon dolar yatırım yapmıştır.

Nanoteknolojide atom üstüne atom koyarak yada mevcut maddelerin moleküler yapısını değiştirerek yeni maddeler oluşturmak amaçlanır. Sistemi atomik boyutlara indirerek yapılan çalışmaları kapsar. Sistem atomik boyutlara ulaştıkça vakalar daha belirgin hale gelir. Bununla beraber nanometre aralığına ulaşıldığında meteryallerin bazı özelliklerinde değişme gözlenir. Örneğin, aleminyum gibi kararlı madde yanıcı hale gelebir, bakır şeklinde opak madde şeffaf hala gelebilir, altın gibi çözünmeyen ve inert olan madde çözünür ve katalizör işlevi görecek hale gelir.  Bu etkiye kuantum boyut etkisi denir ve kuantum alanı olarak tanımlanır. Nano-ölçeğe düşürülen meteryaller birçok uygulamaya olanak sağlar. Bu nano-ölçekteki maddelerin davranışlarını idrak etmek ve kuantum alan sırlarını çözmek gelecekte yeni bir nanoskopik dünya ile bağlantı kurmamızı sağlayabilir.

Nanoteknolojiye örnek olarak nanoteknolojik güneş kremleri verilebilir. Boyutları 100 nm’den daha ufak olan ve kana karışma riski bulunmayan küçük metal oksitler, cildin ölü tabakasının altına girmeleriyle 24 saat boyunca cildi güneşten gelen zararlı ışınlara karşı koruyabiliyorlar.  Fotokatalitik ve hidrofilik cam yapımında da nanoteknoloji kullanılıyor. UV ışık cama vurduğunda nano parçacıklar uyarılıyor ve camdaki organik birleşikleri çözüyorlar. Su ve camın birleşmesi ile su dengeyle yayılıyor ve cam temizlenmiş oluyor. Bu tarz şeylerin dışında akıllı giysiler, kir tutmayan ayakkabılar, renk değiştiren otomobiller, varis çorapları, nano bilgisayarlar gibi birçok örnek verilebilir. Ayrıca sağlık alanındaki gelişimleri hızla devam etmektedir.

Bu kadar geniş kullanım alanı ile tüm bunlaryla faydalı görünen bu değişen teknolojinin de riskleri yok değil. Suya karışan yada uçuşan atık nano parçacıkların solunum veya sindirim sistemine karışması kanser başta olmak üzere birçok sağlık problemi riskini beraberinde getiriyor. Mevzu ile ilgili çalışmalar devam ediyor. En kısa zamanda bu sorunun bir şekilde çözüme kavuşturulması planlanıyor.

3 Buyuk Bilim İnsanı

21. Yüzyılda bilim ve teknoloji alanında inanılmaz gelişmelerin yaşandığına hep birlikte şahitlik ediyoruz. Sadece bilim insanoğluı olmadan bu gelişmeler muhtemelen mümkün olmayacaktı. Bizler de 21. Yüzyıla damgasını vuran en önemli bilim insanoğluından bir kısmını sizin için derledik. İsimler arasında sıralama yapılırken herhangi bir kriter göz önünde bulundurulmadığını da belirtmiş olalım.
Andre Konstantin Geim

21 Ekim 1958 tarihinde dünyaya gelen ünlü fizikçi, çalışmalarına Manchester Üniversitesi’nde başladı. 2010 yılında “Grafen” maddesi üzerine çalışmalar yaptığı Konstantin Novoselov ile birlikte Nobel Ödülü’ne lâyık görüldü.

Silikonun en büyük alternatifi olarak değerlendirilen grafen, dünyanın en ince maddesi olmasının yanı sıra güçlü ve sert bir yapıya sahip olmasıyla da biliniyor.
John Craig Venter

Amerikalı biyolog John Craig Venter gözlerini 14 Ekim 1946 senesinde dünyaya açtı. İnsan genom projesine esin kaynağı olan ilk çalışmalara imza attı. Ek olarak 2010 senesinde ilk insan genom hücresinin oluşturulmasında da rol oynadı. Şuanda kendi kurduğu J. Craig Venter Enstitüsü için çalışmalarına devam ediyor.

Bileşik biyolojik organizmalar üzerine çalışmalar da yürüten Venter, Time dergisi tarafından 2007 ve 2008 senelerında dünyayı etkileyen 100 insan arasında yayınlandı.
Stephen William Hawking

Teorfik fizik ve kozmoloji deninde akla ilk gelen isim, Stephen William Hawking. 8 Ocak 1942’de doğmuş ünlü fizikçi akademi dünyasının en popüler isimlerinden birisi. 2009 senesinde ABD’de Başkanlık Özgürlük Madalyası’na layık görülen Hawking, kuantum fiziği üzerine yaptığı ilmî çalışmalarla da biliniyor.